Deney Fareleri: İdeal Kobay Hayvanı

01 Ocak, 2020
Dokusal yapıları ve insanlara biyolojik benzerlikleri nedeniyle deney fareleri deneylerde yaygın olarak kullanılırlar.

Yüzyıldan fazla bir süredir dünyanın farklı yerlerindeki insanlar laboratuar farelerini tıbbi testler ve deneyler için kobay olarak kullanmaktadırlar. Bu küçük kemirgen, insanlara ait evleri hem barınak hem de yiyecek saklama alanı olarak kullanan ve insanlarla yakın temas halinde yaşamaya alışık bir hayvan olan ev fareleri (Mus musculus) ile çok yakından akrabadır.

Bu hayvanların neden deneylerde kobay olarak kullanımının uygun olduğunu bilmek ister misiniz? Bugünkü makalede size neden farelerin kobay olarak seçildiğini anlatacağız. Bilim insanlarının ciddi kalp hastalıklarını, immün yetmezliği kaynaklı hastalıkları ve kanseri tedavi etmede büyük ilerleme kaydetmeleri deney fareleri sayesindedir.

Kobay hayvan nedir?

Kobay hayvanları tıp veya biyoloji gibi canlı bilimlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Katolik kilisesi tarafından empoze edilen kanunlar, cesetlerin yok edilmesini yasakladığında orta çağ haricinde aslında insanlar Eski Yunanlılardan çok daha önce de deneylerde hayvanları kullanmışlardır.

Geçmişte, bilim insanları hem hayvanlar hem de insanlar üzerinde deneyler yaptılar. Bununla birlikte, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Nürnberg Yasasının yürürlüğe girmesiyle yeni ilaçların geliştirilmesinde testlerin insanlar üzerinde denenmesi yasaklandı.

Bilim insanları, deneylerde kullanılan tüm kobay hayvanların genomlarını sıraladılar ve bu da araştırmacıların bir çalışmanın sonuçlarını tahmin etmelerini ve bunları insanlar dahil diğer hayvanlara uygulamalarını sağladılar. ABD Ulusal Savunma Araştırma Komitesi’ne göre kobay hayvan şu şekilde tanımlanmaktadır:

“Normatif biyolojisi ve davranışları incelenebilen veya kendiliğinden oluşan veya indüklenmiş patolojik süreçlerin araştırılabildiği ve bir veya daha fazla açıdan olgunun insanlardaki veya diğer türlerdeki aynı olguyla benzer olduğu canlı organizmadır. ”

laboratuar deneyleri

Hayvanların kobay olarak kullanılması bilim insanlarının hem insanları hem de diğer hayvanları etkileyen hastalıkların biyolojisi ve patofizyolojisini daha iyi şekilde anlamalarını sağlar. Bunun sonucunda ortaya çıkan laboratuar araştırmalarının çoğu veterinerlik alanı için de geçerlilik gösterebilir.

Neden fareler?

Araştırmacılar bilimsel deneylerde birçok türden hayvan kullanmaktadırlar. Bunlar şunlardır: fareler, sıçanlar, tavşanlar, köpekler, domuzlar, koyunlar, kurbağalar, sinekler, maymunlar vs. ancak içlerinde en çok kullanılan kobay hayvan faredir – deney farelerinin kullanımı deneylerin %50’sinden fazlasını oluşturmaktadır.

Farelerin tercih edilen bir kobay hayvan olmasının birçok nedeni vardır:

  • Memeli oldukları için biyolojik süreçleri insanlarınkine çok benzerdir.
  • Bir fare nesli ile bir sonraki nesil arasındaki zaman çok kısadır.
  • Laboratuvar hayvanları tesislerindeki yaşama kolayca adapte olurlar.
  • Küçük hayvanlardır ve kullanımları kolaydır ve insanların temas etmeleri sırasında kolayca strese girmezler.
  • İnsanların yanı sıra fareler, çoğu genetik araştırmanın üzerinde yapıldığı memelilerden biridirler.
  • Birçok farklı fare türü bulunmaktadır. Bu da onları kanser gibi genetik mutasyon çalışmaları için ideal kılar.
  • Fareler, kök hücreleri cam tüp ortamında başarıyla gelişim gösteren tek hayvan kobaydır.
  • Bir yüzyıldan fazla bir süredir laboratuar fareleri üzerinde çalışma yapan insanlar, artık biyolojileri, genetikleri ve davranışları hakkında geniş bir bilgiye sahiptirler.

Laboratuar fareleri sayesinde araştırmacılar, otoimmün hastalıklar üzerinde ve kanser araştırmalarında büyük ilerlemeler kaydetmeyi başardılar.  Ancak, kendi ihtiyaçları ve iyi tanımlanmış ve iyi bilinen bir etolojileri nedeniyle deney farelerinin duygu sahibi varlıklar olduğunu unutmamak önemlidir.

Laboratuar fareleri: ihtiyaçları ve gereksinimleri

Fareler, tabiatları gereği büyük gruplar halinde yaşayan sosyal hayvanlardır. Fareleri bireysel olarak izole etme kararı araştırmacılar tarafından tam olarak sağlam bir sebebe bağlanmalıdır. Deney fareleri, 21 günlük olduktan sonra, bilim insanları onları cinsiyete göre ayırırlar. Aksi takdirde, hiç şüphesiz üremeye başlarlar ve istenmeyen yavrular yaparlar.

Bu dişi ve erkek grupları bir kez yerine konulduğunda araştırmacılar grup hiyerarşisini dengesizleştirebileceği için yeni bireyleri çıkaramaz veya yeni bireyler ekleyemez. Bu durum özellikle erkekler arasında kavga ve yaralanmaların sebebi olabilmektedir.

Kafes boyutları ve tek bir kafeste tutulabilecek farelerin sayısı kanunla belirlenir.

iki deney faresi

Son olarak, deney fareleri ayrıca ortamlarının zenginleştirilmesine de ihtiyaç duyarlar:

  • Kafesin malzemesi.
  • Yuva malzemesi (hayvanın cinsiyeti ne olursa olsun).
  • Karton tüp, tahta çiğneme malzemeleri ve yarı saydam kırmızı plastik barınakları da kapsayan oyuncaklar. Fareler kırmızı rengi göremez, bu nedenle bu barınaklar araştırmacıların içindeki hayvanı rahatsız etmeden gözlemlemelerine olanak sağlar.
  • Meyve veya ekmek gibi özel yiyecekler.

Bulundukları ortamları zenginleştirmek bir hayvanın zihinsel ve fiziksel sağlığını garanti altına almak için esastır. Eğer bir hayvan anormal davranışlar göstermeye başlarsa sadece bu durum bir dizi ciddi hayvan refah sorununu gündeme getirmekle kalmaz, aynı zamanda araştırma sonuçlarının hiçbirinin geçerli olmayacağı anlamına da gelir.

  • Benavides, F., & Guénet, J. L. (2003). Manual de genética de roedores de laboratorio. Principios básicos y aplicaciones. Madrid: Universidad de Alcalá de Henares.
  • Dávila, A. G. (2008). Breve historia de la experimentación animal. Lecturas Singulares, (6).
  • Real Decreto 53/2013, de 1 de febrero, por el que se establecen las normas básicas aplicables para la protección de los animales utilizados en experimentación y otros fines científicos, incluyendo la docencia
  • Zúñiga, J. M., Muriana, J. O. y J. T., Marí. (2008). Ciencia y tecnología del animal de laboratorio. Sociedad Española para las Ciencias del Animal de Laboratorio (SECAL).