Evcil Hayvan Olarak Fare Beslemek

08 Aralık, 2019
İlk başta kulağa garip gelebilir ancak fare beslemek dünyada gitgide yaygınlaşmaktadır. Evet, hem de sıçanlardan bahsediyoruz!
 

Bu tür kemirgenler genelde negatif etkenlerle ilişkilendirilmektedir. Genelde hastalık taşıdığı korkusu ile dışlanırlar ve çoğu kişi düşüncesiyle bile iğrenir. Ancak, çoğu evde fare beslemek gitgide yaygınlaşmaktadır.

Belki de bunda Ratatuy filminin de etkisi vardır.

Her durumda, bugün bu sevimli ve minik hayvanlarla ilgili ilginç bilgiler vereceğiz.

Fare beslemek mi yoksa beslememek mi, bütün mesele bu

Öncelikle, bu sorunun cevabının kolay olmadığı belli. Bir evcil hayvan seçerken birçok farklı etkeni göz önünde bulundurmak gerekir. Kişisel, ekonomik ve sağlık etkenleri ve fare sahibi olduğunuzda psikolojik etkenleri de listeye dahil etmeniz gerekir.

Farelerin insanlar arasında kötü bir üne sahip olmaları ve insanların bu hayvanları negatif özelliklerle ve genel olarak zararlı olaylarla ilişkilendirmesi yüzünden, bu kemirgenler insanlar tarafından en çok dışlanan (örümcekler dışında) tür olabilir.

Bundaki en büyük suç tarihten kaynaklanmaktadır. Örneğin, 14. yy’da Avrupa’yı vuran kara vebanın en büyük nedeni fareler olarak görülüyordu.

Belki duymamışsınızdır ancak bu savın yanlış olduğu kanıtlandı. Aslında, en son yayımlanan araştırmalar sebebin fareler olmadığını söylüyor. Onun yerine pireler, bitler ve genel olarak hijyen eksikliği, nüfusun çeyreğinin yok olmasına neden olan asıl sebeplerdi.

Tabii ki bu bilgi sizi şaşırtabilir. Peki ya, fare sahiplenmenin yeni bir moda olmadığını, yüzlerce yıl önce de evcil hayvan olarak kullanıldıklarını söylersek?

 

Evcil farelerin üretilmesi

atkının içinde duran fare

Evcilleştirilmiş farelere dair ilk kayıtlar 18. yüzyıla dayanmaktadır. Ne yazık ki, ilk fareler, fare avı adı verilen bir spora kurban gitti ve bunun sonucunda binlercesi telef oldu. Ancak o zamanlarda farklı renklerde ve boyutlardaki fareleri toplamak ve üretmek oldukça popülerdi.

19. yy başlarında ise evcil hayvan olarak ünlendiler. 70’lerde İngiltere’de, National Fancy Rat Society kuruldu. Bu topluluk kısacası evcil hayvan olarak farelerin (rattus norvegicus) üretilmesi için gereken temel özellikleri belirttiler. Günümüzde, evcil fareler dünya genelinde oldukça yaygın bir durumdur.

Birçok faydası olan evcil hayvan

Evcil hayvan olarak fare beslemek, oldukça zeki ve sevgi dolu bir hayvan ile birlikte olduğunuz anlamına gelir. Bu kemirgenler, çok sosyal ve oyunculardır. Genelde saldırgan değillerdir. Hatta, hiç değillerdir. İşte bu yüzden de çocuklar için çok uygunlardır.

Buna ek olarak, fareler çok zekilerdir ve eğitmesi de kolaydır. Biraz sabırla birlikte farelere birkaç basit hile öğretebilirsiniz. Tabii ki bunun yanında evcil hayvanınıza düzgün yaşam koşulları sağlamak için de bazı konulara dikkat etmeniz gereklidir.

 

Evcil fare beslemek ve bakmak

evcil fare

Eğer evcil hayvan olarak fare sahiplenmek istiyorsanız, o zaman fare beslemeye ve bakımına dair bazı bilgiler edinmeniz gereklidir. Bilmeniz gereken konulardan bir tanesi, bu hayvanların sosyal oldukları ve bu sebeple, çift olarak almanız gerektiğidir. 

Kafes olarak ise, çiftin rahat edebileceği genişlikte olmasına dikkat ediniz. Eğer alanınız varsa, farelerin rahatça koşup hareket edebileceği bir kafes tercih edin. Ayrıca içinde uyuyacakları ve dinlenebilecekleri bir yuvanın da olması gerekmektedir. İnanması zor olsa da, bu hayvanlar çok düzenli hayvanlardır. Her durumda haftada bir kez kafesini temizlemeye özen gösterin.

Farenizi beslerken, ihtiyacı olan besinleri sağlayacak olan kemirgen için özel olarak üretilen mamaları tercih edin. Ancak, takviye gıdalar da verebilirsiniz. Soyulmuş meyveler ve sebzelerden bir parça verebilirsiniz.

Nihai karar sizin. Gördüğünüz üzere fare beslemek çok da anormal bir durum değil ve oldukça güzel bir deneyim olabilir.

 

Dean, K. R., Krauer, F., Walløe, L., Lingjærde, O. C., Bramanti, B., Stenseth, N. C., & Schmid, B. V. (2018). Human ectoparasites and the spread of plague in Europe during the Second Pandemic. Proceedings of the National Academy of Sciences115(6), 1304-1309.