Evcil Kedi Hakkında Kısa Bir Tarih

31 Mart, 2020
Tarih boyunca, evcil kediler bir Mısır tanrıçasının vücut bulmuş halinden büyücülüğe kadar birçok değişik şeyi sembol etmişlerdir. Peki yıllar içinde kedi dostlarımız için hayat nasıl değişti?

Kediler ve insanlar arasındaki bağ yıllar öncesine, hatta belki de milattan önce 7000’lere kadar dayanmaktadır. O zamandan beri, mütevazi evcil kedi arkadaşlarımız ile oldukça çalkantılı bir ilişkimiz olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Kedilerin tarihte bulunduğu tüm zamanları ele almak için kısa bir makaleden daha fazlası gerekir. Bu yüzden bugün, kedi dostlarımızla olan ilişkimizi şekillendiren bazı anları özetlemeye çalışacağız.

Antik Mısır’da evcil kedi

Antik Mısır zamanı boyunca, aynı zamanda Ailuros olarak da bilinen tanrıça Bastet’i yakından çağrıştırmıştır. Bazen siyah bir kedi olarak, bazen de kedi başlı bir kadın olarak gösterilen tanrıçanın tasvirlerinde doğal olarak belirgin bir biçimde kediler vardı.

Tanrıça Bast

Tanrıça Bastet’e tapmak, özellikle antik kent Bubastis’te oldukça yaygındı. Modern zaman araştırmacıları şehrin kalıntılarında birçok mumyalanmış kedi buldu. Kedilerin tanrıça Bastet’in vücut bulmuş hali olduğuna inandılar. Sonuç olarak, insanları öldüklerinde onlara saygı göstermek için mumyaladılar. Normalde, bu dini tören sadece soylular ve firavunlar için yapılırdı.

Antik Mısır inançlarına göre, tanrıça Bastet hamile kadınların ve evlerinin koruyucusuydu, kötü ruhları def edecek gücü vardı. Bastet’in genellikle yumuşak ve şefkatli yanı gösterilirken, koruyucu görevi onun sert ve vahşi olabildiği anlamına geliyordu.

Antik mısır, hayvanlara karşı gösterdikleri muhteşem sevgi ve saygı ile meşhurdur. Hatta Yunanlılar gibi diğer antik medeniyetler, Mısırlıların evlerini hayvanlarla paylaşmak ve onlara aileden bir birey gibi davranmak gibi alışkanlıkları olduğunu söylemişlerdir.

Antik Mısırlılar evcilleştirmeye çalıştıkları hayvanlar arasında başarıyı en çok evcil kedilerde elde etmiştir. Onların ortak özgürlük ve bağımsızlık anlayışı, insanlar ve kediler arasındaki bağı güçlendirmekte anahtar rol oynamıştır.

Evcil kedi ve Nuh tufanının hikayesi

Nuh tufanı dini kaynaklarda geçen en bilindik olaylardan birisidir ve birçok sanat eseri ve film için ilham kaynağı olmuştur. Tufanın hikayesi Nuh ve ailesi etrafında oluşmaktadır. Tanrı Nuh’a, dünyadaki her canlı türünden birer çift kurtarabilmesi için çok büyük bir gemi yapmasını emreder.

Nuh'un gemisi

Fakat birçok insan Nuh’un gemisinin hikayesinin evcil kedilerin doğuşunun en eski rivayetlerinden biri olduğunu bilmez. Efsane Nuh’un aslında gemisine hiç kedileri almadığını söyler. İnsanlar bunun sebebinin o zamanlarda dünya üzerinde kedi olmadığından kaynaklandığını söyler.

Efsaneye göre, Nuh gemi içindeki farelerin ne kadar hızlı üreyip çoğaldığına şaşırır. Kısıtlı erzakla bu yakında büyük bir problem olacaktır ve başka ne yapacağını bilmediğinden Nuh Tanrı’ya yalvarır. Cevap olarak Tanrı Nuh’a aslanın kafasına üç kere vurmasını söyler.

Ne olacağını bilmeden, Nuh kendisine denileni yapar ve aslanın kafasına vurur. Üçüncü vuruşta aslan hapşırır ve Nuh’u da şaşırtacak şekilde aslanın burun deliklerinden bir çift kedi çıkar.

Neredeyse hemen, kediler neden orada olduklarını anlarlar ve doğal av yeteneklerini fare nüfusunu kontrol altına almak için kullanırlar.

Bu elbette dini kaynaklardan gelen bir hikaye değildir, ancak ilginç bir hikayedir.

Orta çağda kediler

Orta Çağ şüphesiz olarak evcil kediler için en karanlık ve en zalim zamanlardan birisiydi. 1000 yıldan fazla süre kediler, özellikle de siyah kediler, büyücülük ile varsayılan bağlantıları yüzünden eziyet görmüş ve hatta yakılarak öldürülmüşlerdir.

Orta çağ kedisi

Cadılara zulmün en çok olduğu dönemde, insanlar kedileri sıklıkla “şeytani yaratıklar” olarak gördü. Davranışları, geceye özgü alışkanlıkları ve hatta dokuz canları olduklarına olan inanç, kedilerin sapkınlık ve kara büyü ile bir görülmesine neden oldu.

Orta Çağ’da kedileri çevreleyen birçok efsane vardı. İnsanlar, onların gözlerinin en karanlık geceleri bile aydınlatabildiğine ve böylece cadıların şeytani ayinler düzenleyebildiğine inandı. Bir başka efsane ise iblisin  insanlara yaklaşmak için siyah kedi şekline büründüğünü söylüyor.

Maalesef, Orta Çağ’daki batıl inançlara uzanan sebeplerden dolayı hala siyah kedileri sevmeyen ve hatta onlardan korkan insanlar var. İşte bu yüzden insanların evcil kedilerin tarihini keşfetmeleri ve onları daha iyi anlamaları önemlidir.