Hipoalerjenik Köpek Irkları Efsane mi?

23 Nisan, 2020
Hipoalerjenik köpekler var mıdır yoksa hepsi bir efsaneden mi ibarettir?

Uzmanlar hipoalerjenik köpek ırklarının olmadığını söylemektedir. Bizi mutlu eden ve etmeyen köpekler vardır. Mutsuzluğumuzun sebebi ise tüylerinden dökülen kepekler ya da salyaları olabilir. Bu sebepten ötürü, insanlar hipoalerjenik köpek arayışındadır.

Herhangi bir köpek ırkı alerjiye sebep olabilir. Bazı köpeklerin daha az tüyleri olsa da, tüylerine yapışan maddeler çevreye her türlü bulaşabilir. Bunun sonucunda, alerjisi olan kişilerde alerjik reaksiyona yol açar. Bu durumun köpeğin ırkı ile ilgisi yoktur. Hipoalerjenik köpekler yoktur ancak alerjilerin sebeplerini azaltmak için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır.

Hipoalerjenik köpek ırkları

Köpek alerjisine neden olan sebepleri en aza indirgemek için tüylere uygulayabileceğiniz belli ürünler vardır. Bu ürünler kepeklerin dökülmesini ve çevreye saçılmasını engeller. Ayrıca, köpeklerin kendi aralarında alerjik reaksiyonlara sebep olmadıklarını bilmek de önemlidir.

Evde halihazırda bir köpek varsa ve bir aile üyesinde alerji gelişirse, alerjiyi tedavi etmek için bazı aşı tedavileri uygulanabilir. Ancak, bu seçenek sadece bazı durumlarda uygulanmaktadır. Hayvanın türüne, hastanın belirtilerine ve diğer bağlı hastalıklara göre değişiklik gösterir.

hipoalerjenik köpekler

Hipoalerjenik köpekler ve boyutları

Bazı uzmanlar farklı derecelerde alerjiye sebep olan kedi veya köpek ırklarının bulunmadığını öne sürmüştür. Aynı zamanda, alerjik reaksiyonların derecesi de daha düşük olabilir. Örneğin, az miktarlardaki kepeklerin etrafa bulaşması da az olacaktır.

Ayrıca testler, kedilerin ve kısırlaştırılmış erkek köpeklerin daha az epitelyum (kepek) ürettiklerini göstermektedir. Bunun sonucunda, daha az alerjik reaksiyona neden olur ve belki hipoalerjenik bir hayvan olarak düşünülebilir; Bedlington Terriyeri, Yorkshire Teriyeri, Fransız kanişi, Schnauzer ve Meksika tüysüz köpeği.

Kediler de ise şu ırklar daha az alerji yapar: Sfenks, Devon Rex, Cornish Rex, Sibirya kedisi ve Russian Blue.

Yine de, bu ırkların ya da küçük köpeklerin daha az reaksiyona neden olması, insanların hiç reaksiyon göstermeyecekleri anlamına gelmez. Özellikle alerjilere karşı aşırı hassas olan kişiler için bu durum geçerlidir. Bu tür durumlarda, kişi çok etkileniyorsa eve hayvan almamak en doğru seçenektir.

alerjik reaksiyon

Evde alerjilerle savaşmak için ipuçları

Evinizde hayvan olduğunda ve alerjik belirtiler göstermeye başladığınızda, aşağıdaki gibi adımları izleyebilirsiniz:

  • Tüy etkisinden kaçınmak için hayvanınızı sık sık yıkamalısınız.
  • Yeni gelen hayvanları yatak odanıza almamaya çalışın. Evcil hayvana evdeki kuralları öğretin; nereye girip nereye gidemeyeceği gibi.
  • Evcil hayvanınızı düzenli olarak ve mümkünse evin dışarısında yıkayın.
  • Hava filtreleri kullanmak oldukça faydalıdır.
  • Alerjik maddeleri kolayca emebilecek kumaş ve bezler kullanmayın. Bunlar arasında halı, kilim ve goblen gibi kumaşlarla yapılmış duvar kilimleri yer alır.
  • Kiri, poleni ve tozu temizleyen ürünler kullanın. Bunları doğrudan hayvanınız üzerinde kullanın.
  • Ayrıca, havadaki partikülleri temizleyen buharlı temizlik sistemleri de bulunmaktadır.
  • Alerjinin kaynağını belirlemek için uzmanların yürüttüğü bazı testler vardır.
  • Alerji teşhisi konduğunda, evcil hayvanın sürekli evde bulunması önerilmez. Bu tür durumlarda bir doktor kontrolünde durumu değerlendirmeli ve gerekli önlemleri almalısınız.
  • Buna ek olarak, uzman bir veteriner de tavsiyede bulunabilir. Piyasada kepeğin etkisini azaltabilecek birçok ürün bulunmaktadır.

Şimdi hipoalerjenik köpeklerin olup olmadığına karar vermek size kalmış!

A.R.R., H. (2008). Prevention and diagnostic of allergic airways diseases due to dog allergens. Allergologie31(10), 422–428. Retrieved from http://www.embase.com/search/results?subaction=viewrecord&from=export&id=L352629653

 

Hölscher, B., Frye, C., Wichmann, H. E., & Heinrich, J. (2002). Exposure to pets and allergies in children. Pediatric Allergy and Immunology13(5), 334–341. https://doi.org/10.1034/j.1399-3038.2002.02063.x