Hayvanlarda Termoregülasyon - Isıyı Nasıl Ayarlıyorlar?

17 Aralık, 2020
Termoregülasyon kabiliyeti, vücut sıcaklığını belirli sınırlar içinde değiştirmeye yönelik biyolojik yetenek olarak tanımlanıyor. Bu mekanizma yaşamsal fonksiyonlar için oldukça önemli. Bugünkü yazımızda, hayvanlarda termoregülasyon hakkında merak edebileceğimiz her şeyi açıklamaya çalışıyoruz!

Hayvanların sert geçen kışlarda takabilecekleri yün atkıları veya sıcak olduğunda biraz serinlemek için kullanabilecekleri vantilatör veya klimaları yok ne yazık ki. Ancak, çevrelerindeki ısı durumuna göre uyarlanabilir mekanizmalara sahip oldukları için, bizlerin onlar için endişelenmemize pek de gerek yok. Bugünkü yazımızda, size, hayvanlarda termoregülasyon mekanizmasının nasıl işlediği hakkında bilmeniz gereken her şeyi anlatıyor olacağız.

Bu mekanizmalar, tabii olarak, binlerce yıllık evrim sürecinin sonucu olarak ortaya çıkmış durumdalar ve vücut sıcaklıklarını olabildiğince çevre ile uyumlu tutmaktan sorumlular.

İnsanlar da bu mekanizmalara sahip, ancak daha ilkel bir şekilde diyebiliriz. Bu ilginç mekanizmaya, tüm canlılar için ortak bir terim kullanılarak, “termoregülasyon” deniyor.

Termoregülasyon kavramı

Termoregülasyon, adından da anlaşılacağı gibi, ne daha fazla ne de daha az olacak şekilde, sıcaklığı düzenlemekten ibaret. Bu kavram, vücut sıcaklığını düzenleyen iç fizyolojik mekanizmaları ifade ediyor.

Sıcaklık, çevreyi koşullandıran belirleyici faktörlerden biri olduğu için, evrimsel süreçte oldukça önemliydi. Örneğin vücut ısısını düzenleyemeyen bir hayvan, çok sıcak havalarda avlanamıyor ve örneğin yoğun bir kar yağışı söz konusu olduğunda, bu şartlardan sağ çıkamıyor.

Hayvanlarda termoregülasyon ve kıyafetler ilişkisi.

Bir sınıflandırma aracı olarak hayvanlarda termoregülasyon

Lisedeki biyoloji derslerinizi düşünürseniz, öğretmeninizin size anlattığı “soğukkanlı” veya “sıcakkanlı” hayvanlar kavramını muhtemelen hatırlarsınız.

Ancak, bu tabirlerin açıklamak istedikleri kavramsal altyapıyı veya doğada ortaya çıkan tüm olası senaryoları tam olarak ortaya koyamadıkları için bu terimler zamanla geçerliliğini yitirmiş durumda. Bu nedenle, biyologların önerdiği doğru sınıflandırma en son şu şekilde oldu:

  • Ektotermik hayvanlar. Sıcaklığı dış ortamdan alan hayvanlar. Başka bir deyişle, bulundukları ortam güneş tarafından ısıtılırsa, bu hayvan da ısınıyor. Hava güneşli değilse, hayvanın vücut ısısı da düşüyor. Örneğin, kertenkeleler bu gruba dahil hayvanlar arasında sayılabilir.
  • Endotermik hayvanlar. Aksine, bu hayvanlar vücut sıcaklıklarını kendileri düzenlerler. Dışarının sıcak ya da soğuk olması onlar için fark etmiyor, çünkü vücut sıcaklıkları ortam sıcaklığına bağlı olmuyor. Örneğin köpekler bu gruba örnek olarak verilebilir.

Hayvanlarda termoregülasyon: ektotermik hayvanlar

Isı kaynakları dışarıdan geldiğinden, bu hayvanlar vücut sıcaklıklarını düzenlemek için çevreye bağımlı halde yaşarlar. Bu noktada, bu canlıların da aslında bir miktar iç ısı ürettiklerini not etmeliyiz. Ancak, sıcaklıklarını ayarlayabilmeleri için ürettikleri bu ısı yeterli olmuyor.

Aşağıda, bu hayvanların sıcaklığı düzenlemek için kullandıkları mekanizmalardan bazılarını sıraladık:

  • Güneşlenmek. Güneşten daha iyi bir dış ısı kaynağı yok tabii ki. Bu nedenle, hayvan, üşüdüğünde vücut ısısını artırmanın basit ve etkili bir yöntemi olarak, kendini güneşe maruz bırakmakta ve vücut ısısının yükselmesine izin vermekte. Bu yüzden de, kayaların üzerinde güneşlenen kertenkeleler görmek, çok yaygın rastlanan bir durum olabiliyor.
  • Yıkanma. Sıcak havalarda serinlemek için güzel bir banyodan daha iyi ne olabilir? Hayvanlar vücut sıcaklıkları yükseldiğinde ve serinlemek istediklerinde bu stratejiyi kullanıyorlar.

Endotermik hayvanlarda termoregülasyon

İnsanlar da dahil olmak üzere bu hayvanlar, sıcaklıklarını iç mekanizmalarla arttırırlar ve kontrol etmek için çeşitli araçlara sahipler. Bunlardan bazıları:

Terleme ve nefes alma

Farklı gibi görünseler de, bu eylemler benzer bir ilkeyi takip ederler: buharlaşma yoluyla soğutma. Ter bezlerine sahip hayvanlar ter üreterek kendilerini soğuturlar, bu da buharlaştığında vücut sıcaklığında bir düşüşe neden olur. Nefes nefese kalan hayvanlar veya dili dışarıda nefes alanlar, sıcaklıklarını dillerinden sıvı buharlaşması yoluyla düşürüyor.

Titreme

Bu mekanizma, istemsiz bir kas kasılmasından başka bir şey değil aslında. Kaslar çalıştığında, ani bir sıcaklık artışı üretirler. Ürperdiğimizde ortaya çıkan bu tarz kasılmaların vücudumuzu şekle sokmaya hizmet etmemesi ise kötü birşey, değil mi?.

Vazokonstriksiyon ve vazodilatasyon

Bu sistem vücut ısısını düzenlemede gerçekten etkili bir mekanizma. Dış sıcaklık düştüğünde ve hayvanın sıcaklığını korumaya ihtiyacı olduğunda, periferik dolaşım daralması meydana geliyor. Böylece ekstremitelerde daha az kan dolaşımı oluyor.

Bu, aynı zamanda, çok soğuk olduğunda ekstremitelerde nekroz durumunu da yaratan mekanizma. Örneğin, bir dağda kaybolan veya kapana kısılan dağcılarda önce el ve ayaklarda donmalar başlar. Vazokonstriksiyon uzun süre devam ederse, kan akışı kesilir ve uzuvlara kan gitmez. Böylece nekroz durumu ortaya çıkar.

Tersine çalışan sistemde de, periferik kan dolaşımını artıran vazodilasyon söz konusu olacaktır. Bu, durum da ısıyı dağıtır ve iç vücut sıcaklığını düşürür.

Kuşlar doğaya nasıl uyum sağlıyor.

Gördüğünüz gibi, hayvanlarda birçok farklı termal düzenleme mekanizması bulunuyor. Yine de, sonuç itibarıyla, hayvanları ısı elde etme şekillerine göre iki büyük gruba ayırabiliriz: ektotermler ve endotermler.