Berberi Koyunu İstilacı Bir Tür Mü?

18 Şubat, 2020
Berberi koyunu istilacı bir tür mü? bu konu hakkında daha fazlasını merak ediyorsanız okumaya devam edin.

Berberi koyunu yıllarca istilacı bir tür olarak kabul edildi ancak günümüzde bu konu bilim insanları tarafından tartışılıyor. Peki Berberi koyunu gerçekten istilacı bir tür mü?

Berberi koyunu: Genel özellikleri

Bilimsel adı Ammotragus lervia olan Berberi koyunu keçi ailesinin bir üyesidir. Dahası, bu tür aslında köken olarak Afrika kıtasına aittir. Berberi koyununun karakteristik özellikleri şunlardır:

  • Yetişkin erkek koyunlar 150 kiloya kadar ulaşabilir.
  • Kızıl veya açık kahverengi tonlarındaki tüyleri genelde çok kısadır. Bu renklere sahip olmasının nedeni, doğal ortamlarında bulunan çöllerdir. Bu şekilde yaşadıkları doğal ortamda kamufle olabilirler. Kuyrukları yünlü ve uzundur. Hem erkek hem de dişilerin sakalları ve kavisli boynuzları vardır. Erkeklerin boynuzları dişilere göre daha uzundur. Bu boynuzlar 50 cm’ye kadar ulaşabilir.
  • Bu koyun türü otlarla, dallarla, yapraklarla ve meyvelerle beslenen tam olarak otçul bir hayvandır.
  • Her yaştan az sayıda erkek, dişi ve gençlerden oluşan karışık gruplar halinde yaşarlar. Grup liderleri dişilerdir ve genellikle sadece bir yavruları vardır.
  • Son olarak, bu türün ortalama yaşam süresi yaklaşık 20 yıldır.

Berberi koyununun İber Yarımadası’na gelişi

Berberi koyunu İber Yarımadası’na 1970’li yıllarda geldi. Bu türün bu bölgeye gelişi, yaban koyunu ile eşzamanlı olmuştur.

koyun sürüsü ve Berberi koyunu

Bu tür başlangıçta Sierra Doğal Parkı’nda yaşamaya başlamıştı. Yiyecek fazlası, doğal avcıların olmayışı ve yüksek doğum oranları bu türün sayısının hızla artmasına neden oldu ve bu durum bir problem haline gelmeye başladı. Bu şekilde sayılarının artmasıyla Berberi koyunu istilacı türler kategorisine yerleşti.

Günümüzde bu tür Murcia’da, Andalusia’da ve Kanarya Adaları’nda yaşıyor. Kanarya Adaları’nın doğal bitki örtüsünü ciddi oranda etkilediği düşünülüyor.

Berberi koyunu istilacı bir egzotik tür mü?

İlk geldiklerinde insanlar Berberi koyununu egzotik bir tür olarak kabul etti. Hatta ilk önceleri bu türün keçi olarak sınıflandırılmasına neden olan fosiller keşfedildi. Ancak sonraki çalışmalar, bu türün tam olarak keçi olmadığını açık bir şekilde ortaya koydu.

Çok sayıda uzman, bu hayvanın İber dağ keçisinin yaşam alanını işgal ederek bu türü tehdit ettiğini düşünüyor. Ancak henüz bu tezi kanıtlayacak bir bulgu yok.

Hem dağ keçisi hem de Berberi koyunu ekolojik olarak benzer yaşam alanlarını kullanıyor. Ancak dağ keçisi daha dik eğimlerden ve daha yüksek rakımlardan hoşlandığı için, tam olarak aynı bölgede yaşamıyorlar. Bunlara ek olarak, dağ keçileri yollardan ve merkezi insan yerleşimlerinden uzak, nispeten ağaçlık ve nemli yerleri tercih eder. Berberi koyunu ise daha çok otlaklarda zaman geçirir.

-Dr. Jorge Cassinello-

Avcılardan uzak her otçul gibi, Berberi koyununun popülasyonu da sürekli artmaktadır. Bu yüzden bu türün nüfus kontrolüne ihtiyacı vardır.

Dağlarda gezen koyunlar

Asıl sorun, Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin Berberi koyunlarını Akdeniz bölgesindeki “savunmasız veya tehdit altındaki” türler arasında göstermesidir. Örneğin kahverengi ayı da bu kategoride yer alıyor. Her ne kadar aynı ortamda bulunduğu kunduz ve geyik türleriyle barış içinde yaşasa da, İspanya’daki Valensiya özerk yönetimi bu türü yok edilmesi gereken türler arasında kabul ediyor.

Berberi koyunu: Nüfus kontrolü

Otçul türlerin nüfus yönetimi oldukça önemli bir konudur. Genellikle nüfus kontrolü avlanma ile sağlanır. İnsanlar şu anda beş yaşından küçük Berberi koyunlarını avlayabiliyorlar. Ancak avcılık konusunda da bazı düzenlemeler gerekiyor.

Tüm bunlara ek olarak, bilim insanları Berberi koyununun istilacı türler listesinden çıkarılması gerektiğini söylüyor. Peki neden? Çünkü bu türün çayırları ve kırsal alanları yaşam alanı olarak tercih etmesi, o bölgedeki biyoçeşitliliği destekliyor. Ayrıca bu türün bu bölgelerde barınması, ormanların doğal yollarla temizlemesini de sağlıyor. Bu şekilde ormanın içinde doğal bir güvenlik duvarı yaratmış oluyorlar.

İspanya’da bulunan ve bir tehdit olmaktan çok uzak olan bu türün varlığı, aslında dağların ekosistemine birçok fayda sağlıyor. Bu tür sanılanın aksine yaşadığı alanın biyoçeşitliliğine destek oluyor.