Amonitlerin Büyüleyici Dünyası

29 Eylül, 2020
Amonitler gezegenimizde en sık rastlanan kafadan bacaklı fosilidir. Sürekli genel ilgiyi uyanık tutan, 1,500'ün üzerinde kayda geçilmiş cins vardır. Bunu tek sebebi güzellikleri değil aynı zamanda rehber fosiller olarak da kullanılmalarıdır.

Amonitler, evrimsel bir bakış açısıyla bakıldığı zaman, başarılı bir prehistorik deniz yumuşakçasıdır. Bunun sebebi gezegende bir şekilde 300 milyon yıldan fazla yaşamış olmalarıdır. Gezegende son 500 milyon yılda beş farklı kitlesel yok olma meydana geldi. Bu sebepten dolayı Amonitlerin Büyüleyici Dünyası bir zamanlar yürümüş, yüzmüş, uçmuş ya da sürünmüş organizmaların %90’ı dünya yüzeyinden silindi.

Amonitler birden fazla jeolojik dönemi atlattı

Gezegenimizin tarihi boyunca amonitler grubu birden fazla kitlesel yok oluşu sağ atlattı. Bununla birlikte, türlerinden sadece birkaçı kaldı. Yine de bu bir avuç tür her seferinde farklı yollarla çeşitliliği artırmayı başardı.

Amonitler Mezozoik çağın son kısımlarında azalmaya başladı. Hiçbiri Senozoyik çağı atlatamadı. Böylece son amonit soyu da dinozorlarla beraber 65 milyon yıl önce ortadan kayboldu. Yani Kretase döneminin sonundaki kitlesel yok olma döneminde.

Amonitler fosilleri jeolojik takvimi işaretlemek için kullanışlı

Neredeyse herkes bir amonit fosili görmüştür. Çünkü gezegende oldukça geniş bir alana yayılmışlardır. Bu hayvanların kalıntıları olarak oluşan fosiller tortul tabakalar arasında gömülü kaldılar. Sonrasında ise bu tortul tabakalar sertleştiğinde de taş haline geldiler.

Böylece karasal tabakanın katmanları arasında gezegen tarihi boyunca kapalı kalarak amonitler artık bilim insanlarının jeolojik tarih içerisinde bulunan çağları belirlemek için kullandıkları, yararlı belirleyiciler haline geldiler. Onları bu şekilde kullanmamızı mümkün kılan iki özellikleri var:

  • Hızlı evrim. Bu özelliği göz önüne alındığında, amonitlerin nispeten kısa bir süresi vardı. Böylece, deniz tortol kayalarında fosilleşen türler de aynı jeolojik ölçekte karakteristiktir.
  • Küresel coğrafi dağılım. Amonitler nispeten yaygındır ve tanımlanmaları oldukça kolaydır.

Bu karakteristik özellikler sayesinde, 200.000 yıldan daha kısa jeolojik zaman aralıklarını ayırmak için amonit fosilleri kullanılabilir. Hatta bu dünya tarihi söz konusu olduğunda oldukça isabetli sayılır.

Bir amonit fosil

Amonit fosillerini spiral şekilleriyle kolayca tanıyabilirsiniz.

Amonitlerin sınıflandırılması

Aynı yaşayan hayvanlar gibi soyu tükenmiş hayvanlar da taksonlar, cinsler ve türler olarak sınıflandırılır. Buna bağlı olarak, amonitler, Ammonoid alt sınıfının kafadan bacaklılar sınıfına girer. Bu zamana kadar bilinen dokuz amonit grubu var: beşi Paleozoik ve dördü Mezozoik çağa ait. Total olarak 10.000 amonit türünden bahsediyoruz.

Bugün, yaşayan en yakın akrabaları kafadan bacaklılar sınıfındandır: ahtapot, mürekkep balığı, kalamar ve notilustur.

Amonitlerin kabukları hakkında neler biliyoruz?

Fosil kayıtlarına göre amonitlerin spiral şeklinde bir kabukları var. Bu kabuğun en önemli fonksiyonu ise yırtıcılara karşı koruma sağlamasıdır ve hayvan kabuğu aynı zamanda yüzmeye yardımcı olması için de kullanmıştır. Büyüdükçe kabukta yeni odacıklar oluşturdular ve her biri içeride bir septum tarafından ayrılmıştı.

Bu yapı kabuğa güç sağladı ve hayvanın suyun uyguladığı dış basınç yüzünden parçalanmasını engelledi. Bilim insanları amonitlerin 100 metreden daha derin sulara dayanamadığına inanıyor. En azından bazı tahminlere göre.

Bu hayvanın, kabuğunun sadece dış odacığında yaşadığını da belirtmeliyiz. İç çemberler su ve hava ile doluydu. Hatta amonitler bu sıvı ve havayı yüzüşlerini ve hareketlerini kontrol etmek için düzenler. Bu denizaltıların çalışma prensibine benzer.

Buna ek olarak, bu kabukların yüzeyleri oldukça çeşitlidir. Kimisi pürüzsüzken diğerlerinde spiral yükseltiler, çıkıntılar ve hatta dikenler bile bulunur. En tipik şekilleri spiral olsa da farklı şekillerde kıvrılmış kabuklara sahip amonit cinsleri de vardır. Buna heteromorf denir.

Bu hayvanların görünüşü ve yaşam alışkanlıkları nasıldı?

Amonitlerin aynı diğer kafadan bacaklılar gibi yırtıcı bir doğası vardı. Bununla birlikte, bu hayvanlar, şimdiki notilusa benzer bir şekilde, bir dokunaç halkası içinde gagaya benzeyen boynuzlu bir yapıya sahipti. Aynı zamanda, yumuşak vücutları küçük balıklar ve kabukluları av olarak yakalamak için kabuklarından uzardı.

Bilim insanları aynı zamanda amonitlerin kabuklarının hem jet itişi hem de yüzme gücüyle, ılık ve sığ sularda hareket ettiğini tahmin ediyor.

Bir diğer ilgi çekici bilgi ise bu hayvanların tek eşeyli (ayrı erkek ya da dişi özelliklere sahiplerdi) ve içten döllenmiş olabileceğidir. Araştırmacılar bunu hayvanın kabuğunun yapısını ve şeklini etkileyen ikincil cinsel karakteristiklerin arasından buldu.

Bir amonit çizimi

Devasa bir amonit var mıydı?

Amonitler tarih boyunca birden fazla değişime uğradı. Kayıt altına alınmış en büyük amonit türü Kretase döneminden Parapuzosia bradyi’dir. Bu türün çapı 1.35 metreydi ve Amerika kıtasında yaşadı.

Bununla birlikte, boyut rekoru şu anda yine Kretase dönemine ait olan Parapuzosia seppenradensis türüne aittir. Yaklaşık 2 metrelik bir çapı vardı. Tahminler, 1895 yılında Almanya’da bulunan bu hayvanın hayatlarının geç dönemlerinde 2.5 metre çap uzunluğuna ulaşacağını belirtmekte.

Buna ek olarak, çok küçük bazı amonitler de vardı. Cardioceras’lar geç Jura devrinde yaşadılar. Bu türün yetişkinleri nadiren 1.85 santimetre çapın üzerine çıkardı.

Amonitler hakkında son notlar

İnsanlar binlere yıldır güzel amonit kabuğu fosilleri topluyor. Onları her türlü efsanenin ana karakteri haline getirdiler. Mesela orta çağ insanları bu fosillerin taşa dönüşmüş yılanlar olduğunu düşünürdü. Hatta bu fosillerin ticari değeri bile vardı ve hacılar onları satın alırdı.

Bununla birlikte, deniz katmanlarının tarihini isabetle belirleme konusundaki kullanımları, gezegenimiz hakkında daha fazla jeolojik bilgi edinme konusunda onları vazgeçilmez bir hale getirdi.