Panda Karıncası: Eşek Arısına Dönüşen Savaşçı Karınca

09 Kasım, 2020
Panda karıncası, güçlü çeneler ve muhteşem bir zırh ile donatılmış amansız bir rakiptir. Ayrıca korkutucu bir ısırığa ve iyi bir dozda çeviklik ve saldırganlığa da sahiptir.

Panda karıncası (Euspinolia militaris) ya da kadife karıncası Mutillidae familyasına dahil olan himenopteroz bir böcektir. Karınca gibi görünmesine rağmen aslında parazitoid bir eşek arısıdır.

Mutillidae familyası 4200’den fazla türü kapsar ve belirgin bir eşeysel dimorfizm ile karakterizedir. Bu ailede, sadece erkeklerin kanatları bulunmaktadır.

Tür yaklaşık 80 yıl önce Şili’de keşfedilmiş olmasına rağmen tür ile ilgili göreceli olarak az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu böceklerin yaklaşık iki yıl kadar yaşadıkları ve kuru ve kumlu alanları kolonize etmeyi tercih ettikleri bilinmektedir. Bundan dolayı, panda karıncası örnekleri Şili, Arjantin ve Meksika ile Güneybatı ABD’nin bazı bölgelerinde bildirilmiştir.

İstila Etmek İçin Hazır: Savaşçı Olmak İçin Uyarlamalar

Panda karıncası diğer agresif böcekleri sömürmesine ve onları konakçı yapmasına olanak tanıyan çeşitli adaptasyonlara sahiptir. Öncelikle, güçlü dış iskeleti ısıran böceklerin konakçı yuvalarına yapılan istilalar sırasında ilk koruma hattıdır.

Dahası, doğa sadece en güçlülerinin yeniden üremesini de sağlar, çünkü çiftleşme uçuş sırasında yapılır ve yalnızca en büyük erkekler seçilir.

Diğer yandan, dişilerinin kanatları olmaması onların yumurtalarının gelecekteki evini karadan keşfetmelerine olanak tanır. Bu uzun süreli arama dişiyi ortada bırakır ancak o buna hazırdır. Panda karıncası hedefini yerine getirebilmek için olağanüstü savunma repertuarını kullanır; bunların arasında güçlü bir sokma, uyarı sesleri, caydırıcı bir pigmentasyon, kimyasal madde izleri ve çeşitli kaçınmacı taktikler bulunur. Şimdi size bunlardan bahsedeceğiz.

Toprakların arasındaki bir panda karıncası.

Panda Karıncasının Karıştırılamaz Görüntüsü

Panda karıncasının en dikkat çekici özelliği bir panda ayısını çağrıştıran pigmentasyonudur. Böceğin kafası gözleri haricinde kadifemsi bir beyazdır ve vücudunda da siyah ve beyaz lekeler bulunmaktadır.

Bu çarpıcı pigmentasyon aposematiktir ve yırtıcıları acı verici ve güçlü iğneleri ile ilgili uyarma görevini yapar.

Her iki cinsiyette de antenler ve bacaklar kısa, siyah dikenler ile kaplıdır. Ancak bu türün bariz bir eşeysel dimorfizmi vardır. Genellikle boyutları yaklaşık 0.8 santimetre civarına ulaşır ve erkekleri dişilerine kıyasla hatırı sayılır bir derecede büyüktür. Buna ek olarak sadece erkekleri kanatlara sahiptir ve bu kanatlar dar ve şeffaftır.

Diğer yandan, karasal olarak var olan dişileri vücutları ve davranışları bakımından karıncalara benzemektedir. Dahası, bir iğne ve zehir bezleri ile donatılmışlardır, bu da sokmalarını güçlü kılar.

Panda Karıncasının Korkunç Şöhreti

Bu türde, uçmayan dişiler güçlü bir zehir ile donatılmış iğnelerini düşmanlarını savuşturmak için kullanırlar. Sokmaları, yuvalarını istila ederken diğer saldırgan türler ile yüzleşmelerine olanak tanıyan bir adaptasyondur.

Bazen insanları ve otlayan büyük hayvanları da sokarlar. Hatta uzmanlar, acı verici ancak ölümcül olmayan sokmaları dolayısıyla onları inek katili şeklindeki yaygın adları ile tanırlar.

Panda Karıncası Bir Parazitoiddir

Bu noktayı ele alabilmek için, panda karıncasının yaşam döngüsünü bilmek iyi bir şeydir. Uçuş sırasında, erkekler dişileri tespit eder ve çiftleşmek için onları havaya kaldırır.

Çiftleşmenin sonrasında dişi yumurtalarını arılar ve eşek arıları gibi diğer böcek yuvalarındaki pupalara bırakır. Larvalar yumurtadan çıkarken konakçıları ile beslenir. Her dişi, iki yıllı yaşam döngüsü sürecinde 2000’e kadar yumurta bırakabilir.

Bundan dolayı, diğer parazitoidler gibi bu tür de konakçı larvadan beslenen bir larva üretir. Bu da dinamik kaynak üreticileri ile istismar ediciler arasında, hayatta kalmak için aynı kaynaklara bağlı olan sürekli ve karmaşık bir mücadele gerçekleşmesine neden olur.

Panda Karıncasının Beslenme Düzeni

Yetişkin panda karıncaları yalnızdır, yani herhangi bir türde koloni oluşturmazlar. Çoğunlukla nektar ile beslenirler, ancak dişileri ara sıra karıncalar, tırtıllar ya da pupa / larvalardan yararlanır.

Cırıltı: Istırabın Sesi

Genel olarak, bu böcek türü sessizdir. Ancak, rahatsız edildiğinde tuhaf, tiz, enerjik sesler çıkarır, bunlar da cırıltı olarak bilinir. Bu çeşitli eklembacaklılar tarafından benimsenmiş bir davranıştır ve vücudun iki sert kısmının birbirine sürtülmesinden kaynaklanır. Ayrıca, her iki cinsiyet de bu sesleri çıkartır.

Bu böceklerde cırıltının (stridülasyon) ekolojik işlevinin net olmadığı da belirtilmelidir. Buna rağmen, bu seslerin savunmacı uyarılar ve/veya çiftleşme sinyalleri olarak görev yapabileceği öne sürülmüştür.

Bu bağlamda, 2109 yılından bir bilimsel rapor bu türün stridülasyonunun aynı familyadaki diğer cinslerinkinden farklı olduğunu göstermiştir. Bu yayılan sesler ultrasonik aralıkta yer alan yüksek frekanslı spektral bileşenler içerir. Bu sinyallerin faydası ise tam olarak bilinmemektedir.

Bir cırcır böceği.

Cırıltı çıkaran sadece bu eşek arıları da değildir. Tipik bir örnek, cırcır böceği ve onun olağanüstü şarkıları olabilir.

Bir Teori Ortaya Çıkıyor

Uzmanların görüşlerine göre, bu sesler bu böceklerin doğal avcıları için birer uyarı işareti olabilir. Şüphesiz ki, gelecekteki çalışmalar panda karıncasının cırıltısının sürüngenler ve kemirgenler karşısındaki savunmacı etkisini de ele alacaktır. Eğer bu doğruysa, türler arası iletişimdeki olası rolü hakkında değerli bilgiler sağlayacaktır.

Bir yandan, kadife karıncalar parlak renkleri, eşeysel dimorfizmleri, dayanıklılıkları ve genellikle çılgınca olan aktivite seviyeleri nedeni ile büyüleyicidir. Ancak diğer yandan, hayal kırıklıklarına neden olurlar çünkü bu özelliklerinin evrimsel önemini kanıtlamak zordur.

  • Torrico-Bazoberry, D., & Muñoz, M. I. (2019). High-frequency components in the distress stridulation of Chilean endemic velvet ants (Hymenoptera: Mutillidae). Revista Chilena de Entomología, 45(1). https://www.biotaxa.org/rce/article/download/45599/39336
  • Deyrup, M. (1988). Review of adaptations of velvet ants (Hymenoptera: Mutillidae). The Great Lakes Entomologist, 21(1), 1.
  • R Luz, D., Waldren, G. C., & Melo, G. A. (2016). Bees as hosts of mutillid wasps in the Neotropical region (Hymenoptera, Apidae, Mutillidae). Revista Brasileira de Entomologia, 60(4), 302-307.
  • Brothers, D.J. (2006) Familia Mutillidae. Introducción a los Hymenoptera de la Región Neotropical. (ed. Fernández, F. and Sharkey, M.J.), pp. 577-594. Sociedad Colombiana de Entomología and Universidad Nacional de Colombia, Colombia.