Tuatara: Dinozorlar Çağından Gelen Hayvan

06 Ocak, 2020
Tuatara, soyları 200 milyon yıl öncesine dayanan yaşayan bir fosildir. Dinozorların modern hali olan bu hayvan şimdi sadece Yeni Zelanda'da bulunmaktadır ve Rhynocephalia ailesinin son yaşayan üyesidir.

Yeni Zelanda’nın endemik bir türlerinden olan tuatara, Rhynocephalia ailesine ait bir sürüngendir. Sıradan bir kertenkele gibi görünseler de aslında Cenozoik çağda yaşayan sürüngenlerle çok yakından akrabadırlar. Aslında ataları 200 milyon yıldan fazla bir süre önce Triyas devribe yaşayan hayvanlara dayanmaktadır.

Sınıflandırılması

Daha önce de bahsettiğimiz gibi tuataralar Rhinocephalia ailesine aittirler. Kretase döneminde silinmeden önce, bu eski sürüngen ailesi yaşamının zirvesine ulaşmıştır.

Yaklaşık 60 milyon yıl önce, Sadece bir tanesi hariç Rhinocephalia’nın neredeyse tüm türleri ortadan kayboldu. Bir tür hayatta kaldı ve günümüzde Sphenodon puntactus, Yeni Zelanda tuatarası hala yaşamaktadır.

Bununla birlikte, bu hayvanların Sphenodon guntheri ve Sphenodon puntactus puntactus olarak bilinen iki alt tür ile iki yakın akrabalığı bulunmaktadır. S. guntheri türü, S. puntactus‘tan gözle görünür ölçüde daha küçüktür, bu da onları birbirinden kolayca ayırt edilebilir kılmaktadır.

Tuatara: özellikleri

Bu “yaşayan fosilin” en dikkat çekici özelliği sırtındaki dikenli taçtır. Bu taçlar hem erkeklerde hem de dişilerde mevcut olmasına rağmen, erkeklerde daha belirgin şekilde yer alır. Bu taçlar, büyük başlarının etrafında gevşek bir şekilde asılı olan yumuşak deri kıvrımlarından oluşur.

İşitme yetenekleri olmasına rağmen tuataraların dış kulakları bulunmaz. Uzuvları güçlüdür ve ileri derecede gelişmiştir. Bu hayvanlar 50 ila 70 cm uzunluğunda ve 0,5 ila 1 kg ağırlığındadırlar.

Bu hayvanlar son derece uzun bir ömre sahiptirler ve tüm sürüngenler arasında en yavaş büyüme özelliğine sahiptirler. Dişilerin bazıları 20 yaşına kadar cinsel olgunluğa ulaşmaz ve yumurtaların yumurtadan çıkması ise 12 ila 15 ay sürebilir.

tuatara yaprakların altında

Uzmanlar bu hayvanların 100 yıldan fazla yaşayabildiklerini tahmin ediyorlar. Sonuç olarak, üreme bu hayvanların yaşamlarında oldukça nadir gerçekleşen bir olaydır.

Yaşam alanları ve beslenmeleri

Tuatara ve akrabası olan bu iki alttür ile, Yeni Zelanda‘yı oluşturan iki ana adaya dağılmış şekilde birkaç farklı yerde karşılaşalabilirsiniz.

  • Sphenodon puntactus: Genellikle Kuzey Yeni Zelanda Adasında bulunur.
  • Sphenodon guntheri: İlk olarak 1989 yılında keşfedilen S. guntheri Cook Boğazındaki küçük adalarda yaşar.

Bu kara hayvanları, özellikle sahile yakın yerlerde ve kayalık arazilerde yaşamayı tercih ederler. Çoğu sürüngenden farklı olarak, tuataralar oldukça yavaş nefes alırlar. Dinlenirken bir nefes ile bir sonraki arasında bir saat süre geçebilir.

Tuatara gece avlanan etobur ve böceksever hayvanlardır. Böcekler, salyangozlar, yumurtalar, civcivler ve küçük kertenkeleler gibi çeşitli besinlerle beslenirler. Ara sıra kendi türlerini de yedikleri kayıtlara geçmiştir.

Korunma

Diğerleri gibi, tuatara da nesli tükenmekte olan bir türdür. 1996 yılında IUCN Tehdit Altındaki Türler Kırmızı Listesi’nde yer aldılar. Ancak günümüzde bu hayvanların yok olma riskleri düşük olarak kabul edilmektedir.

Şu anda dünyada kaç tuatara olduğu tam olarak bilinmiyor. Bununla birlikte, uzmanlar nüfusun ciddi şekilde parçalandığına inanmaktadır.

mavi tuatara

Tuataranın hayatta kalmasını sağlamak için uygulanan birçok önlemden bazıları şunlardır:

  • Yaban hayatı kutsal alanlarının oluşturulması
  • Gıda talebini artırmak için kurbağa ithalatı
  • Memeli popülasyonlarının taşınması ve kontrolü
  • Tuataraların milli parklara yeniden kazandırılması

Sadece birkaç on yıl öncesi tuataralar yok olma eşiğine yaklaşmıştı. İnsanların müdahalesi, bu hayvanların habitatlarının kaybolmasına yol açtı, sıçanlar ve gelincikler gibi istilacı türlerin ortaya çıkması habitatları ve gıda kaynakları üzerinde ciddi bir etkiye sahipti.

Tuatara ile ilgili ilginç bilgiler

İlk tuataralar yaklaşık 240 milyon yıl önce, dinozorlarla aynı zamanda yaşamıştır. Evrimsel yakınlıkları, onları iguanalarla karıştırabileceğiniz anlamına gelmesine rağmen, aslında bu hayvanlar birbirleriyle bu kadar akraba değildirler.

Bilim adamları henüz tuataraların üçüncü gözünün amacını keşfedemediler. Bu göz, paryetal veya epifiz göz olarak da bilinir ve başının üstünde bulunur. İçeride, bir bağ dokusu tabakası ile korunan, epifiz organıdır. Işığa duyarlı olduğuna gösteren bazı çalışmalar, kızılötesi olarak algılama yapabildiklerini ve avı izlemelerine yardımcı olabileceğini varsaymaktadır.

Epifiz bezinin işlevi türden türe değişebilir. Sürüngenlerde, bu bez vücut sıcaklığını düzenlemekten sorumludur, memelilerde ise hayvanın günlük ritimlerini kontrol eder. Ayrıca, kış uykusu ve çiftleşme ritüelleri gibi mevsimsel davranışların düzenlenmesinde de rol oynar.

Diğer sürüngenlerin aksine, tuatara aslında soğuğu sever ve kış uykusu sırasında 5 ° C gibi düşük sıcaklıklarda hayatta kalabilir. Bununla birlikte, 25 ° C’den yüksek sıcaklıklar ise onlar için ölümcül olabilir.