Beyrut Patlamasından Sonra Kayıp Köpeklerin İzinde

06 Aralık, 2020
Yaşanan dehşete, kargaşaya, kaybedilen insan ve hayvan hayatlarına rağmen Leia, Beyrut'taki korkunç patlamanın ardından kayıp köpeklerini aramaya devam etti.

Ağustos ayı başlarında Beyrut’ta art arda meydana gelen yıkıcı patlamalar yaklaşık 300.000 kişiyi göz açıp kapayıncaya kadar evsiz bıraktı. Birçok insan sevdiklerini kaybetti, ancak bu felaket sadece insanları değil evcil hayvanlarını da etkiledi. Bugün Leia’nın ve Beyrut patlamasında kaybolan köpeklerinin inanılmaz hikayesini öğreneceğiz.

Felaketten ve karmaşanın ilk dakikalarından sonra, bütün komşular birbirlerine yardım etmeye çalıştılar. Kırık cam, kan, duman ve çaresizliğin yarattığı kaos içinde toplum, ilk başta 2006’daki gibi bir savaş çıktığını düşündükleri için sığınaklara toplandı.

Hiç kimse evcil hayvanlarını terk etmeyi düşünmedi. Ama onlar da tıpkı insanlar gibi korkmuştu ve kafaları karışmıştı. Bir sahibin köpeğine olan sevgisinin sınır tanımadığını gösteren bu çaba ve başarı hikayesini bizimle birlikte keşfedin.

Patlamadan Sonraki Anlar ve Leia’nın İlk Düşünceleri

Beyrut limanında ne depolandığını kimse hayal edemezdi. Lübnan hükümetine göre patlamaların nedeni 2.750 ton amonyum nitritti. Bu bileşik genellikle gübre olarak kullanılır. Ancak aynı zamanda bomba yapımında da kullanılıyor.

2014 yılında bir geminin taşıdığı bu yüke el konulup ve Beyrut limanında depolandığı söyleniyor. Söylenene göre, üst düzey gümrük yetkilileri nitratı oradan çıkarmaya ve Lübnan ordusuna bağışlamaya çalışsalar bile, gereken izinleri asla alamamışlardır. Ne yazık ki, hemen yanındaki depoda yapılan bazı kaynak çalışmaları, korkunç bir patlamayla sonuçlanan bir yangını başlattı.

Patlama olay yerinde ölen 135 kurban, 5.000 kayıp ve 300.000 kişinin evsiz kalmasıyla sonuçlandı. Bu son grupta Leia ve Beyrut patlamasında kaybolan köpeklerinin hikayesi yer alıyor.

Leia’ya göre, beyaz bir ışık onu odanın bir köşesine fırlattı ve tek görebildiği cam kırıkları ve parçalara ayrılmış tahtalardı. Aklı başına geldiğindeyse, kulaklarındaki çınlamaya rağmen aklına ilk gelen şey ailesi olmuştu.

Bu aile Beyrut’tan uzakta güvende olan biyolojik ailesi değil, sonradan benimsediği ailesiydi. Leia’nın aklına gelen ilk şey, son birkaç yıldır sahiplendiği küçük tüylü köpekleriydi.

Biri onun olduğu yere geldi ve ona köpeklerinin iyi olduğunu söyledi. Böylece oda arkadaşı Lizzie’yi aldı ve tehlikeli derecede keskin enkaz denizinin ortasında çıkışa yöneldi.

kayıp köpekler, Beyrut patlaması

Beyrut Patlamasında Kaybolan Köpekler Nerede?

Başka bir patlama olasılığından korkan ve 2006 Lübnan savaşının canlı şahidi olan Leia ve komşuları bir merdivenin altına sığındı. Köpeklerin en yaşlısı Fred’in görünmesi onları şaşırtmıştı. Ama ailesi tarafından hastalık korkusuyla terk edilen ve Leia’nın sahiplediği küçük köpek yavrusu Bunduq orada değildi.

Sonraki birkaç gün, Fred sahibinin yanında kaldı. Onlar Bunduq’un eve dönüş yolunu bulmasını umutla beklerken, bir yandan da evinden geriye kalanları korumaya çalıştı.

Leia için, sahiplendiği köpekleri ona hayatında bir istikrar olduğu hissini veriyordu. Onlar onun evinin, seçilmiş ailesinin bir parçasıydı. Leia ‘nın da dediği gibi: “Evcil hayvanlarımı ben seçmedim, onlar beni seçtiler.”

Kayıp köpekleri bulmak için sosyal bir hareket

Beyrut’taki patlamalar sonrasında Fred ve Bunduq gibi birçok köpek de kayboldu. Leia’nın da katıldığı “köpek annesi” adlı Whatsapp grubu ve sosyal medya aracılığıyla tüm köpekler sonunda bulundu.

Ne yazık ki Leia, Bunduq’u aramak için dışarı çıkamadı. Çünkü patlamada ayakları ağır yaralandı ve günlerce hastanede kalmak zorunda kaldı. Ancak köpeğinin kayboluşu ile ilgili haberleri yayınlamaktan hiç vazgeçmedi ve eve dönüş yolunu bulması için dua etti.

Bu arada arkadaşları, afişler asarak komşularına sorarak Bunduq’u aramak için sokak sokak aramaya devam etti. Dahası, evsiz kalan hayvanlara yardım eden yerel bir hayır kurumu, Bunduq için bir arama grubunun gelmesini istedi. Ne yazık ki, henüz hiçbir izi yoktu.

Sonunda, Bunduq’tan Bir İşaret

Günler geçmişti ve Leia umudunu yavaş yavaş kaybetmeye başlamıştı. Kayıp köpeğine bir araba çarpmış olabilir veya belki de patlamadan korkunç bir yara almış ve bu yüzden eve dönememiş olabilirdi.

Bir gün Leia, moloz altındaki insanları arayan koklayıcı köpekler hakkında bir blog yazarken, cep telefonuna bir mesaj geldi: “Köpeğinizi mi kaybettiniz? Galiba o, bende. “

Kendisiyle iletişime geçen kişi, patlamadan sonra Beyrut’ta Bunduq’u bulmuş ve onu 50 kilometre uzaktaki Trablus’a götürmüştü. Kurtarıcısı patlamalarda her şeyini kaybetmiş ve Betrut’tan gitmek zorunda kalmış. Buna rağmen, zavallı korkmuş, terk edimiş bir köpeği yanlız bırakmayacaktı. Bu yüzden hiç düşünmeden onu yanına aldı.

Bir Diğer Sorun: Ona Nasıl Ulaşacak?

Leia’nın oraya gidecek arabası yoktu ve ayaklarındaki kesik tendonların iyileşmesi için birkaç ameliyat daha olması gerekiyordu. “Lübnan’ın Hayvan Severleri” adlı bir dernek Bunduq’u geri getirmek için hemen çalışmalara başladı. Böylece aynı gün saat ikide, köpek Leia’nın kollarına geri döndü.

Bir grup insanın kaybolmuş ve yalnız olan bir canlının, ailesinin kollarına geri dönebilmesi için birlikte çalıştığı bu tür hikayeler, insanlığa dair umudun yeniden yeşermesini sağlar.

Ancak Beyrut’un hala enkaz halinde olduğunu unutmamalıyız. Birçok insan yeniden başlamak için yerlerinden edildi. Dağlara ya da diğer şehirlere taşındılar. Sağlık sistemi savaştan sonra hala %100 çalışmıyor, fakat her şeye rağmen insanlar birbirlerine yardım etmeye devam ediyorlar.